Mobilya Tarihi

İnsanoğlu, var olduğu  andan itibaren içinde yaşadığı dönemin şartlarına ve koşullarına, ihtiyaçlarına ve imkanlarına göre çeşitli çeşitli  mobilyalara  ihtiyaç duymuştur. Bu ihtiyaç hiç bitmeyip geçmişten günümüze dek hala devam etmektedir. Mobilya, geçmişten günümüze dek aslında şu iki temel  amaçla kullanılmaktadır. İhtiyaç ve görsellik yani süsleme. Günümüz insanının ihtiyaçları eski zamanlara göre daha farklı olsa da mobilya hayatın her anında ihtiyaç olarak varlığını sürdürmektedir. Binlerce yıldır insan, tarih boyunca yaşam alanlarında kendini rahat ettirecek, ihtiyaçlarını karşılayacak alet ya da eşya arayışına girmiştir.

Mobilya tarihi, M.Ö(Milattan Önce)’lere kadar dayanmaktadır. Mobilya tarihi, milattan öncelerinde daha çok taş ve kum malzemeleri ile oluşturulan mobilyalar kullanılmaktaydı. Genellikle yazmayı ve oyma yapmayı keşfeden insan daha çok taşları yontarak kendilerine oturak diyebileceğimiz mobilyalar üretmiştir. Yine milattan önceleri ilerleyen toplumlar ile birlikte mobilyalarda ağaçlar kullanılmaya başlanmış ve yer oturakları, sedirler ve taht benzeri sandalyeler ortaya çıkmıştır. Özellikle mısır uygarlığı zamanında bu gelişim süs eşyalarına da yansımış ve birçok mobilya aksesuar tasarımları üretilmiştir.

Mobilyanın Tarihi Yapısı

İnsanların sanat ile tanışması ile de oyma ve altın kullanımları ile taht, oturak ve konsol ile mobilya da ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle mısır uygarlığı ile mobilya büyük ilerle kaydetmiştir. Bu ilerlemeyi ise roma uygarlığı ve Avrupa başını çekmiştir. En büyük gelişme şüphesiz Avrupa kıtasında kaydedilmiştir. Bu gelişme tasarım ve çeşit olarak da kendini göstermiştir. Özellikle Avrupa’da 14. ve 15. Yüzyıllar içerisinde mobilya çeşitleri olarak kanepe, sedir, konsol, yatak, beşikler, sandıklar ve daha birçok çeşit mobilya üretilmiştir. Mobilya tarihi milattan sonraları 1000’li yıllara kadar çok gelişme göstermese de bu yıllardan sonra büyük bir değişime uğrayarak ilerleme kat etmiştir. Bunun en büyük örnekleri Avrupa’nın dini mekânları için üretilmiş olan mobilyalarıdır. Aynı zamanda demirciliğin de gelişmesi ile mobilya tasarımlarına da ağırlık verilmiş ve insanlar yaşadıkları alanlarda özellikle ağaç kullanımları ile büyük bir ilerleme kaydetmiştir. Osmanlı zamanı ile birlikte zanaatkarlık gelişmiş ve bir çok tasarım ortaya çıkmıştır. XIX. Yüzyılın 2. yarısında buhar makinasının bulunuşu, ağaç ve metal gövdeli makinaların yapılması ve yüzyılın sonunda da elektrik motorunun icadı, makine endüstrisinde büyük bir aşama olmuş, bu durum mobilya endüstrisine de yansımıştır.

Makinalaşma sonucu çağımız modern mobilyasında tüketim artışı, rasyonalizasyon, ucuzluk, mimari düzenlemelere kolay uyum sağlanmıştır. Mobilya tarihini incelediğimizde geçmişten günümüze dek pek çok gelişme gösterdiğini görmekteyiz. Günümüzde ise bu gelişimi görmek için tarih kitaplarını incelememize gerek yoktur. Şimdilerde her yerde ulaşabildiğimiz ve her birimizin evinde çeşit çeşit mobilya ve aksesuarları mevcuttur. Modern mobilyada kullanışlılık ve rahatlık ön plandadır. Oturma mobilyası alçak, geniş, esnek ve rahat, dolaplar kapaklı ve bol çekmecelidir. Küçük konutlarda hacmin iyi değerlendirilmesi gerektiğinden, elbise dolapları en çok elbise alabilecek şekilde yapılır, üst boşlukları gerekirse tavana kadar, bavul vb. eşya konulması için kapatılır. Kitap dolaplarında çoğunluk kapak bulunmamaktadır. Yemek masaları büyüyebilmekte ve ölçüleri altlarına yeter sayıda sandalye girebilecek şekilde ayarlanmaktadır. Kanepe ve divanlar genişletilerek gerektiğinde yatak olarak kullanılabilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir